Tarihin derinliklerinde kalmış, enerji ve besin deposu, Mevlevi Tatlısı yeniden doğdu.
Hz. Mevlana; yüzyıllar ötesinden günümüze ışık tutmuş, bugün insanlık olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz ‘’insan sevgisiyle’’ yolumuzu aydınlatmış; din, ırk ve zümre ayrımı yapmadan tüm insanları bağrına basmış, evrensel değerdeki fikir adamımızdır.
Hz. Mevlana'nın kurduğu Mevlevilik Felsefesini yaymak yaşatmak için o dönemde bir çok Mevlevihane yapılmıştır. Bunlar içinde Çanakkale Gelibolu’daki yapı ülkemizin ve dünyanın en büyük ve en görkemli Mevlevihanesidir.
Gelibolu Mevlevihanesi'nin turizme kazandırılması çalışmaları sırasında Mevlevi Tatlısı yüzyılların karanlığından gün ışığına çıkarıldı.
Mevlevihanelerin iki mutfağı bulunurmuş; 'Birinde aş pişer, mide doyar, beyin güçlenir; diğerinde insan pişer, beyin doyar, yürek güçlenir.'
Bu tatlı o dönemde şifa amaçlı güç macunu olarak yapılmakta. Özelliği her yaş grubundaki insanın ihtiyaç olan vitamin ve mineralleri içinde barındırmasıdır. Yüzde yüz doğal meyvelerden yapılmaktadır.
Günümüzde ise cevizli, bademli, fıstıklı, antep fıstıklı, haşhaşlı, susamlı, kayısılı, incirli, kestaneli, güllaçlı, dondurmalı, balkabaklı gibi çeşitleri yapılmaktadır.
Hedefimiz mistik özelliği olan bu tatlıyı ülkemiz ve dünya insanına tanıtmak, bu lezzeti onlarla paylaşmak ve sevdirmek.